temtem

Just another WordPress.com weblog

son ders Mayıs 29, 2007

Filed under: Uncategorized — temtem @ 9:36 pm

(Blog yazmayı unutmuşum bu hafta şimdi aklıma geldi ve hemen yazayım dedimJ)Son ders önceki derslerin tekrarı niteliğinde oldu ve bence gayet de iyi oldu. Hakkaten kendimdeki değişikliği farkedebildim. Çünkü ilk zamanlar bana sıra geleceği zaman kalbim yerinden fırlayacakmış gibi olur ve benden öncekilere dikkatimi veremezdim. Ama bu sefer öyle olmadı, herkesi takip edebildim ve bana sıra geldiğinde aklıma ne geldiyse onu yaptım ve böyle daha zevkli oldu. Ben bu dersten birçok şey öğrendim ve yeri geldiğinde de bunları blog’a yazdım. Onları dönüp tekrar okuyunca neler yaptığımızı hatırlıyorum ve kendi gelişmemi de görebiliyorum. Bence buna benzer dersler sadece son yıl değil aksine ilk senelerde verilmeli. Özellikle eğitimdeki öğrencilerin çoğu içine kapanık ve çekingen malesef. O yüzden bu tür dersler onlara çok faydalı olacaktır (yetkililere duyurulurJ)Ayrıca performans sınavını çok sevmiştim ama take home sınavı için aynısını söyleyemeyeceğim.

 

Başlıksız Ders Mayıs 14, 2007

Filed under: Uncategorized — temtem @ 6:50 pm

Derste ilk olarak Mehmet Ali arkadaşımız “Ben Kimim?” sunumunu yaptı ve bunu yapması bence iyi oldu çünkü önce nasıl yapacağımı bilemiyordum. Şimdi ise aklımda en azından bir tasarı oluştu. Çok başarılı bir sunum değildi ama sonuçta ilk sunumdu ve o da nasıl yapacağını bilemiyordu. Ruh halini bize yansıttı gerçekten de sıkıntılı görünüyordu. Bakalım bizim ruh halimiz nasıl olacak ve biz onu nasıl yansıtacağız.  

Daha sonra küçük bir ısınma oyunu oynadık ve tam bir takım çalışması vardı. Elimizde olmayan bir nesneyi varmış gibi aynı heyecanla en arka tarafa ulaştırmaya çalıştık. Bence aynı heyecanın olmasının sebebi biraz önce aynı oyunu elimizde nesne varken yapmamızdı.  

Sonra yine bir grup çalışması vardı ve yine çok zevkliydi. Sanırım grup çalışmalarını sınıfça çok seviyoruz. Yine önce konumuzu belirledik, planımızı yaptık ve prova ile pekiştirdik. Zaman farklılıkları net anlaşılıyordu. Bazı arkadaşların konuları ve sunumları çok güzeldi. İnsanlar gerçekten bazen güzel düşünüyorlar ve yaratıcı olabiliyorlar. Bu da benim hoşuma gidiyor. Sanırım grup çalışmasının beğendiğim yanlarından birisi de bu; daha yaratıcı fikirlerin ortaya çıkmasıJ Bu çalışmamızda, konuşmadan sadece hareketlerimizle zamanı ve durumu yansıtabileceğimizi gördük.  

 

Eğlenceli bir sınav sonrası: Nisan 28, 2007

Filed under: Uncategorized — temtem @ 11:30 pm

Sanırım şu uzun eğitim hayatındaki sınavlarımın içinde en eğlencelisini Salı günü yaşadım. Tam bir ekip çalışması vardı ve herşeyimiz planlıydı. Grup arkadaşlarım Neslihan, Emre ve Ersin’di. Öncelikle bir masaya oturup konumuzu belirledik ve tam anlamıyla bir plan yaptık. Sonra hemen fotoğraf çekimlerine geçtik. Çekimlerde tek fotoğraf değil birçok fotoğraf çektik ki içinden seçebilelim diye. Tüm sahneler süperdi bazı yerlerde deli gibi güldük. Ama can alıcı fotoğraf son olanıydı. Onu çekerken hakkaen çok kötü hissettim çünkü çevredeki insanlar koşarak geldiler ve gerçekten birşey oldu sandılar, bu yüzden bakışları çok endişeliydi ve bu beni rahatsız etti. Gerçekten de biran için öldüğümü düşündümJ Ama sınıfta insanların alkışlaması herşeye değdi, gerçekten de beğenmişlerdi. Hatta yolda görenler tebrik etti gerçekten de son fotoğraftan çok etkilendiklerini söylediler. Bu sınavdan da çok şey öğrendim. Özellikle planın ne kadar önemli olduğunu çünkü eğer plan yapmasaydık zamanı yetiştiremezdik. Ekip arkadaşlarım süperdi. Herkes uyumlu ve yetenekliydi. Daha nice zevkli performans sınavlarına diyelimJ

 

Sheakspear Nisan 22, 2007

Filed under: Uncategorized — temtem @ 9:10 pm

Son ders, gruptan çok kişisel çalışmalar yaptık. Duygu verilmeden yapılan çalışmayla duygu katılarak yapılan çalışma tamamen farklıydı. Mimik,  jest ve tonlamalar anlatıma çok değişik anlamlar katabiliyor. Bir de bu duyguyu yansıtabilmek için onu hissetmek gerekiyor. Ersen kendi tiradını sahnelerken çok zorlandı ama sonunda bunu tam hissederek bize duyguyu tam yansıtabildi.  Eğitimde bunu düşünecek olursak, öğretmen bir cümleyi dümdüz hiçbir duygu içermeyerek anlatırsa öğrencide öğrenme isteğini uyandıramaz. Mesela bir tarih dersini öğretmen monoton bir şekilde anlatırsa öğrencinin aklında hiçbirşey kalmaz. Bu örnekler ortaokul ve lise hayatımızda hep vardı. Yani bunları göz önünde bulundurarak biz derslerimize  duygu ve ahenk katmalıyızki öğrencilerimizin dikkatini çekebilelim.Bu dersin bana katabileceği en iyi şeylerden birisi bu hafta oldu. Tiradları araştırırken birkaç kitap almıştım. Ve hayatım boyunca ilk defa Sheakspear’in bir eserini okudum hem de sürekli kullandiğimiz bizde deyim haline dönüşen  ”Sen de mi Brütüs” eserini. Biraz geç oldu ama geç olsun da güç olmasın.Ve çok hoşuma gitti bundan sonra diğer eserlerini ve buna benzer eserleri okumaya karar verdim. Bence bu, benim dersten alabileceğim en iyi avantajlardan birisi oldu. O yüzden mutluyum. Şimdi acaba sınavın performans  kısmı nasıl olacak onu merak ediyorum. Artık derse gidip göreceğizJ

 

Fotoğraf Çekimi Nisan 2, 2007

Filed under: Uncategorized — temtem @ 7:30 pm

       Geçen hafta teknik sorunlardan dolayı yazamamıştım ama bu hafta azimle yazıyorum. Derse hocamız geç geldi ama yine de kimse dersi terk etmemişti çünkü oyalama taktiğini uyguladı yani her 15 dakikada bir birisi gelip hocanız birazdan gelecek diyordu. Neyse sonunda hocamıza kavuştuk ama geç olduğu için konu anlatımı kısmını atlayıp hemen uygulamaya geçtik. Grup çalışmasını ve bireysel çalışmayı gördük. Burada sistemin, insanların rakip olmasını veya birlikte çalışmasını belirlediğini gördük. Sistem neyi gerektiriyorsa kişiler öyle davranıyor. İlk kısımda bir kişiye karşı başarılı olabilmek için birlikte hareket etmemiz gerekiyordu, ikinci kısımda ise hepimiz birbirimize karşıydık. Öss tam anlamıyla ikinci kısma giriyor, sınava girecek adayların hepsi bireysel olarak hareket etmesi gerekiyor ki başarılı olabilsinler. Birlikte çalışmaya ise öğretmenlerin işbirliği diyebiliriz. Yani bir öğrencinin başarısı için öğretmenler işbirliği halinde olmalıdır. Bence grup halinde yapılan işler daha iyi sonuçlanır çünkü birisinin göremediğini diğeri görebilir ve böylece sürekli ilerleyebilirler. Mesela matematik de bireysel olmamalıdır. Grup çalışmasıyla birçok teori daha kolay ve daha kısa sürede ispatlanabilir veya oluşturulabilir.

       Diğer bir çalışmamız ise bir olayın fotoğraflarla anlatılmasıydı. Bence çok eğlenceliydi. Aralarda geçiş için yaptığımız el şaklatması çok iyiydi. Onu eğitimle bağdaştıracak olursak;öğretmen konudan konuya geçerken hemen geçmez de arada mesela yeni konunun tarihinden bahsedebilir. Böylece öğrenciler yeni konuya daha hazır olur.

       Buarada bir de yaratıcılık çalışması yaptık ve gerçekten zordu çünkü bir öncekinin yaptığı hareketi tamamlamak hiç kolay olmuyordu. Hocamız utandığımız için tamamlamaya çıkmadık diye düşündü ama onun için değil tamamlayacak bir hareket bulamadığımızdan çıkamadık. Belki de hep mantıklı olmasını düşündük aslında çıkıp alakasız bir hareketle de tamamlabilirdik. Ama artık şunu biliyorumki sınıftan çekinmiyorum. Çünkü herkes aynı durumda rezil oluyorsak hep birlikte oluyoruzJ

Aslında ben üniversiteye geldiğimden beri çekingenliğimin azaldığını görüyorum. Buda beni çok mutlu ediyor çünkü çekingenliğim azaldıkça kendimi daha iyi ifade edebiliyorum.

 

Fragman Mart 26, 2007

Filed under: Uncategorized — temtem @ 8:30 pm

Biraz

 

4.ders Mart 13, 2007

Filed under: Uncategorized — temtem @ 1:40 pm

Dersten birkaç saat önce çıktım ve hem biraz buruk hem de mutlu hissediyorum. Mutluyum çünkü küçük bir tiyatro oyununda yer almaktan büyük keyif aldım. Buruk olmamın sebebi ise tam istediğimiz performansı sergileyemememizdir. Aslında provalarda tam hissedebilmiştim rolümü fakat sahnede tam anlamıyla yapamadım. Artık bunu heyecanımıza  ve tabiki bir de ilk oyunumuz olmasına veriyorum:) Diğer arkadaşların performansları da çok iyiydi. Özellikle bazı arkadaşlar konu saçma olmasına rağmen çok güzel sergilediler ve çok keyif aldım. Ben bunu eğitimle şu şekilde bağdaştırdım; Bir öğretmen konu çok sıkıcı olsada iyi bir performans göstererek konuyu en iyi şekilde anlatır ve öğretir. Diğer yandan konu çok zevkli olsa yada anlatılması kolay olan bir konu olsa ama öğretmen iyi bir performans göstermese konu tamamen sıkıcı hale dönüşür ve öğrenciler öğrenemez. Yani dersin akışı çoğu zaman öğretmenin performansına bağlıdır. Bu ister behaviorist ister constructivist bir eğitim olsun öğretmen çok önemlidir.

Dersin ilk oyununun yani ebelemece oyununun amacını hiç anlamadım. Derse alıştırma oyunuydu diye düşünüyorum. Belki ilerde anlarım amacını.

 

3.ders Mart 12, 2007

Filed under: Uncategorized — temtem @ 9:06 pm

Bu derste diğerlerine göre daha fazla konu anlatımı oldu. Terimler üzerinde durduk. Mesela mimik, postür gibi terimler öğrendik. Ben, öğrendiğimiz terimlerin çocuğunu bilmiyordum ama uygulamalı öğrenmiş oldum. Bir mimik veya postürün insanın ifadesini nasıl değiştirdiğini gördük. Ayrıca içselliğin ne kadar önemli olduğunu gördük. Yani insan içinde ne yaşıyorsa onu yansıtmalı. ancak böyle bir durumda doğal olabilir. Mesela bir arkadaşımız otoriter olmaya çalıştı ama bunu hissedemediği için yapamadı. Daha sonra bunu hissetmek için o durumu gözünde canlandırdı ve otoriter olabildi.  Ben de Hocamız üzgün ol, masum ol, ukala ol dediğinde yerimde yapmaya çalıştım ve bunu gözümde canlandırdığım için hissedebildim ve eminimki o ifadeler yüzüme yansımıştı.

Diğer bir konu ise bir şeyin nerden geldiğini bilmekti.  Mesela matematikteki konuların tarihini anlatmak. Yani bu, her konu için geçerli olur mu bilmiyorum ama bazı konuların tarihi, nerden geldiği, kimin niye yaptığı hakkında  öğrencileri bilgilendirmenin , onların konuya hakimiyetini arttıracağını düşünüyorum.

 

pred485-2 Mart 5, 2007

Filed under: Uncategorized — temtem @ 1:59 pm

Derse girdiğimde çok açtım. gelirken kantinden poğaça alayım dedim ama derse geç kalmak istemedim çünkü hocamız geç gelmeme konusunda uyarmıştı sonra tabiki pişman oldum çünkü dersin başında ilk dersin tekrarı oldu. ikinci derse gelirken ilkinden daha heyecanlıydım ve tabiki daha istekliydim çünkü diğer ders çok eğlenmiştim ve bu dersinde öyle geçeceğini düşünüyordum ve tabiki yanılmadım. daha tam olarak eğitimle ilişkisini kuramadım ama en azından sorguluyorum ve bir şekilde kesişeceklerine inanıyorum. oyunlar çok eğlenceli aynı zamanda ilginç. hiç başka yönden bakmadığım konuları görebildim. mesela karşı gruptan birisine gidip birşey isteyeceksin ve o da kesinlikle rededecek oyununda, anladımki insanların kafasında belli birşey varsa ve bunu değiştirmek istemiyorsa onu ikna etmek neredeyse olanaksızdır. gerçi bu oyunda karşımızdakinin kırılması gibi birşey söz konusu olmadığı için daha rahattık. tabiki normalde karşımızdakinin duyguları da önemli olur.

1,2,3,4, oyununda alışkanlık vardı burada ben kişinin bazen zorda olsa birşeylere alıştığını öğrendim. bir de karşıdaki kişiye bağlı olduğumuzu yani davranışlarımız karşımızdakini etkiliyor ve biz de karşımızdakini etkiliyoruz.  bakalım sonraki derste bizi neler bekliyor?

 

pred485 ilk ders Mart 5, 2007

Filed under: Uncategorized — temtem @ 1:59 pm

Bu ders, diğer derslere hiç benzemiyor. Bence dönemin en eğlenceli, yaratıcı, eğitici ve değişik dersi olacak:) Weblog olayını da ilk defa duydum ve ilginç geldi. umarım diğer derslerde yaptığımız foruma benzemez çünkü foruma yazı yazmak bana resmen işkence gibi geliyor ama şimdilik çok eğlenceli ne güzel içimden geldiği gibi yazabiliyorum:)

 

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.