Geçen hafta teknik sorunlardan dolayı yazamamıştım ama bu hafta azimle yazıyorum. Derse hocamız geç geldi ama yine de kimse dersi terk etmemişti çünkü oyalama taktiğini uyguladı yani her 15 dakikada bir birisi gelip hocanız birazdan gelecek diyordu. Neyse sonunda hocamıza kavuştuk ama geç olduğu için konu anlatımı kısmını atlayıp hemen uygulamaya geçtik. Grup çalışmasını ve bireysel çalışmayı gördük. Burada sistemin, insanların rakip olmasını veya birlikte çalışmasını belirlediğini gördük. Sistem neyi gerektiriyorsa kişiler öyle davranıyor. İlk kısımda bir kişiye karşı başarılı olabilmek için birlikte hareket etmemiz gerekiyordu, ikinci kısımda ise hepimiz birbirimize karşıydık. Öss tam anlamıyla ikinci kısma giriyor, sınava girecek adayların hepsi bireysel olarak hareket etmesi gerekiyor ki başarılı olabilsinler. Birlikte çalışmaya ise öğretmenlerin işbirliği diyebiliriz. Yani bir öğrencinin başarısı için öğretmenler işbirliği halinde olmalıdır. Bence grup halinde yapılan işler daha iyi sonuçlanır çünkü birisinin göremediğini diğeri görebilir ve böylece sürekli ilerleyebilirler. Mesela matematik de bireysel olmamalıdır. Grup çalışmasıyla birçok teori daha kolay ve daha kısa sürede ispatlanabilir veya oluşturulabilir.
Diğer bir çalışmamız ise bir olayın fotoğraflarla anlatılmasıydı. Bence çok eğlenceliydi. Aralarda geçiş için yaptığımız el şaklatması çok iyiydi. Onu eğitimle bağdaştıracak olursak;öğretmen konudan konuya geçerken hemen geçmez de arada mesela yeni konunun tarihinden bahsedebilir. Böylece öğrenciler yeni konuya daha hazır olur.
Buarada bir de yaratıcılık çalışması yaptık ve gerçekten zordu çünkü bir öncekinin yaptığı hareketi tamamlamak hiç kolay olmuyordu. Hocamız utandığımız için tamamlamaya çıkmadık diye düşündü ama onun için değil tamamlayacak bir hareket bulamadığımızdan çıkamadık. Belki de hep mantıklı olmasını düşündük aslında çıkıp alakasız bir hareketle de tamamlabilirdik. Ama artık şunu biliyorumki sınıftan çekinmiyorum. Çünkü herkes aynı durumda rezil oluyorsak hep birlikte oluyoruzJ
Aslında ben üniversiteye geldiğimden beri çekingenliğimin azaldığını görüyorum. Buda beni çok mutlu ediyor çünkü çekingenliğim azaldıkça kendimi daha iyi ifade edebiliyorum.