Son ders, gruptan çok kişisel çalışmalar yaptık. Duygu verilmeden yapılan çalışmayla duygu katılarak yapılan çalışma tamamen farklıydı. Mimik, jest ve tonlamalar anlatıma çok değişik anlamlar katabiliyor. Bir de bu duyguyu yansıtabilmek için onu hissetmek gerekiyor. Ersen kendi tiradını sahnelerken çok zorlandı ama sonunda bunu tam hissederek bize duyguyu tam yansıtabildi. Eğitimde bunu düşünecek olursak, öğretmen bir cümleyi dümdüz hiçbir duygu içermeyerek anlatırsa öğrencide öğrenme isteğini uyandıramaz. Mesela bir tarih dersini öğretmen monoton bir şekilde anlatırsa öğrencinin aklında hiçbirşey kalmaz. Bu örnekler ortaokul ve lise hayatımızda hep vardı. Yani bunları göz önünde bulundurarak biz derslerimize duygu ve ahenk katmalıyızki öğrencilerimizin dikkatini çekebilelim.Bu dersin bana katabileceği en iyi şeylerden birisi bu hafta oldu. Tiradları araştırırken birkaç kitap almıştım. Ve hayatım boyunca ilk defa Sheakspear’in bir eserini okudum hem de sürekli kullandiğimiz bizde deyim haline dönüşen ”Sen de mi Brütüs” eserini. Biraz geç oldu ama geç olsun da güç olmasın.Ve çok hoşuma gitti bundan sonra diğer eserlerini ve buna benzer eserleri okumaya karar verdim. Bence bu, benim dersten alabileceğim en iyi avantajlardan birisi oldu. O yüzden mutluyum. Şimdi acaba sınavın performans kısmı nasıl olacak onu merak ediyorum. Artık derse gidip göreceğizJ